Çiftlik

Von Thünen Arazi Kullanım Modeli

Yazar-Editör: Yusuf Mert ÜSTÜN

Yayımlanma Tarihi: 19.07.2020

Anahtar Kelimeler

# Arazi Kullanım Modeli

# İzole Devlet

# Thünen Modeli

# Thünen Halkaları

Von Thünen Arazi Kullanım Modeli

 

Şehirlerin varlığı, beşeri faaliyetleri derin etkilediğinden çevrelerindeki arazi kullanım biçimini şekillendirmektedir. Başka ifadelerle herhangi bir yerleşim daha varlığının en başında, büyüklüğü nispetinde etrafında yer alan arazi üzerinde çeşitli değişikliklere neden olur. Bu değişiklikler şüphesiz ki arazi kullanım pratikleri, uzaklık, rölyef, teknolojik ve finansal durum gibi pek çok farklı etmenin bir araya gelip oluşturduğu kombinasyonun sonucu olarak meydana gelir. Almanya’nın doğusunda Mecklenburglu bir toprak ağası, çiftçi ve amatör bir ekonomist olan Johann Heinrich von Thünen, kendi çiftliği ve çevresinde yaptığı gözlemler sonucu bahsi geçen etkileri anlamaya çalıştı. Yaptığı gözlemler ve çıkarımlar sonucu bir araziden elde edilebilecek verimin nasıl arttırabileceğini ve hali hazırdaki durumu oluşturan sebepleri anlamaya çalıştı. Çalışmaları sonucu 1826 gibi erken bir tarihte “Thünen Modeli” veya “İzole Devlet Modeli” olarak bildiğimiz bir model oluşturdu.

Kurduğu modelde arazi kullanım pratiklerin içyapısını anlamak ve konuma karmaşıklık katan fiziki ve sosyal unsurları dikkate almayarak basitliği sağlamak istediğinden bir takım dış etkileri dışarda tutarak modelini geliştirdi. Böylece kurduğu model evrensel bir yapıya bürünmüş oluyordu. Thünen’in modelini kurduğu yedi var sayım şunlardır;

  • İzole devlette tarım faaliyetlerini ve ulaşımı etkileyebilecek bir topografik çeşitlilik yoktur.

  • İzole devletin tamamında aynı iklimsel koşullar hâkimdir.

  • İzole devlette topraklar verimsel açıdan eşittir.

  • İzole devlette tek bir merkezi şehir vardır, şehrin ihtiyaçları şehir çevresindeki kırsal alandan karşılanır, izole devlet dışından ürün ithalatı yapılmaz.

  • Nüfus uğraştıkları tarımsal üretimin ihtiyaçlarına göre dağılmış olup, aynı kültüre mensuptur. Böylece tarımsal üretimi etkileyebilecek (örneğin Müslümanların domuz yetiştirmemesi gibi) faktörler göz ardı edilmiş olur.

  • İzole devlette yaşayan çiftçiler; karı maksimize etmeyi amaçlayan, ekonomik açıdan aktif ve ekonomik karar verme aşamasında ihtiyacı olan tüm bilgileri bilen ve en iyi üretim ve ticari kararları verebilen bir özellik gösterir. Böylelikle çiftçilerin bireysel yanlışlarının etkilerinden kurtulunmuş olur.  

  • Ulaşım mesafeye göre artar ve üreticiler tarafından şehirdeki ticari noktalara doğru bir nakliyat gerçekleşir.

 

İlk bakışta bu varsayımlar oldukça manasız gelebilir nitekim bu şartları sağlayan bir alan bulmak Thünen’in yaşadığı dönem de bile oldukça zorlu bir iştir. Ancak beşeri ve fiziki faktörler bu şekilde kısıtlandığında ortaya çıkan sonuçta toprak kullanımının şehirlere olan mesafeye göre nasıl bir görünüm oluşturduğu sonucu ortaya çıkar. Nitekim Thünen, mesafenin ve mesafeye bağlı artan maliyetlerin arazi kullanımı üzerindeki oluşturduğu etkiyi gözlemleme fırsatı bulmuştur. Bugün bu etkiyi her yerde görmek mümkündür. Thünen, modelinde bu etkiyi açıkça göstermiş ve kendi döneminin şartlarına göre bir yerleşim biriminin çevresindeki arazi kullanımının –teoride- nasıl etkilediğini ortaya koymuştur.

Thünen’in ulaştığı bulgulara göre merkez şehrin ihtiyaçlarına binaen şehrin çevresinde merkeze olan uzaklığa göre kimi halkalar oluşur. MX bir ürünün mesafe başına nakliye maliyeti olsun, MDomates > MElma > MBuğday[1] ise maliyeti kısmak için taşıması en pahalı olanın en kısa sürede taşınması gerekir. Öyleyse bu üç örnekte pazara en yakın tarım alanına sırasıyla domates, elma ve buğday ekilmesi en karlı strateji olacaktır. Sonuçta bu durum mesafeye bağlı olarak pazarın etrafından üretim halkaları oluşacaktır ve halkaların her biri birbirinden farklı üretim stratejileri geliştirilecektir. Thünen’in halkaları olarak bilinen bu kuşaklardan ilki şehre en yakın olandır. Birinci halkanın pazara olan yakınlığı; ulaşımda zaman ve maliyeti düşürdüğünden artan rekabete binaen şehrin dışındaki en değerli alanlar bu kısımda yer almaktadır. Yüksek toprak değerinden kaynaklı olarak burada en fazla gelir getirecek ve çok hızlı bozulan sebzeler ile taze süt üretimi yoğun olarak yapılır. Modelin ortaya atıldığı dönemde bu maddelerin uzun mesafeler taşınmasını sağlayacak teknolojik alt-yapının bulunmaması Thüneni bu şekilde düşünmeye itmiştir.

Bu halkayı pek çok şehirde görmek -özellikle geçmiş zamanlarda- oldukça mümkündür. Örneğin İstanbul 1500 yılı aşkın zamandır böyle bir kuşağa sahiptir. Konstanin suru ile II. Theodosios suru (günümüzde nispeten ayakta kalmış olan tahkimatlar) arasında kalan kısım bağlar ve bahçelerle kaplanmış bir alan olup şehrin sebze üretimini yapmaktaydı. Osmanlı döneminde de devam eden bu üretim, şehrin bu alanlara doğru genişlemesiyle büyük ölçüde yok olmuştur. “Yedikule Bostanları” olarak bilinen alan bu eski bağ-bahçe alanından geri kalanlardır. Günümüzde İstanbul surlarının dış kesiminde Yedikule’den Topkapı’ya yapılacak bir yolculukla bu bostanlar görülebilir. Benzer şekilde şehir merkezine yakın bir alanda kurulmuş Çengelköy’de salatalık üretimi ile meşhur olmuş bir alandı, lakin günümüzde şehrin içinde kalmış olduğundan Çengelköy’deki salatalık üretimi İstanbul şehrinin hemen yakınındaki Yalova’ya kaymış durumdadır.

von_thunen_model.png
Konstaninapolis.png

İzole devlet ve Thünen Halkaları

Konstantinopolis Çevresindeki Bağ ve Bahçeler

Bahçelerin ve mandıraların hemen dışında ormanlarla kaplı ikinci halka bulunmaktadır. Endüstri devri öncesi toplumlarda kereste hem yakacak hem de inşaatlar açısından kilit bir roldeydi. Bu yüzden değerli olan orman alanları şehrin yakınlarında ilk kuşağın dışında başka bir halka oluşturmaktadır. Eğer bu kuşak çok uzakta olursa taşıma maliyeti artacaktır ayrıca birim alanda ormanların daha verimli olması onların şehre nispeten yakın bir konumda olmasına neden olacaktır.

Thünen yalnızca halkaları belirlemekle kalmamış, halkaların iç işleyişini de anlamaya çalışmıştır. Örneğin ormanlık kuşakta optimal üretimin hangi rotasyonla sağlanabileceği Thünen için büyük bir soru olmuştur. Thünen’in vardığı sonuçlar ayrıca döneminin ormancılık anlayışı için devrimsel nitelikteydi. Kendi döneminde popüler olan kısa rotasyon sürelerinin kişisel ve ulusal çapta verimsiz olduğunu gösterdi ayrıca eşit arazilerde farklı yaşlardan ağaçların senkronize üretime katılmasının oldukça verimli olduğu sonucuna ulaşmıştır.

Orman halkasından sonra gelen üç halkada da çavdar üretimi önemli bir yer tutar aralarındaki farklılık toprak kullanımındaki değişikliklerden kaynaklanır. Pazar alanı olan şehirden uzaklaşıldıkça bu ürünün üretim maliyeti de arttığından üretim miktarı düşmektedir.

Bahsi geçen üç kuşağın ilkinde çiftçiler altı yıllık rotasyon uygularlar. Çavdar tarlalarının yalnızca üçte birine ekilirken geri kalan kısımlarda patates, yonca, arpa ve yem bitkileri ekilir. Sığırlar ilk halkada olduğu gibi ahırda beslenir ve hiçbir toprak nadasa bırakılmaz.

Dördüncü halkada çavdar bir önceki halkada olduğu kadar yaygın değildir ayrıca bir önceki halkadan farklı olarak arazi üç yıl otlak olarak kullanılır ve bir yıl nadasa bırakılır. Çavdar, yağ, peynir ve canlı hayvan bu kuşağın başlıca üretim mallarıdır.

Ormanlık kuşaktan sonra gelen üç tarım kuşağının sonuncusu olan beşinci kuşakta toprak üç yıllık rotasyonla kullanılır. Toprağın üçte biri otlak, üçte biri tarla olarak kullanırken kalan kısım nadasa bırakılır.

İzole devletin son kuşağında tarımsal faaliyetler pazara olan mesafe yüzünden önemini yitirir çünkü ulaşım maliyetleri kazancı karşılamayacak seviyedir. Bu yüzden bu alan hayvancılık faaliyetlerinde kullanılmak üzere otlak olarak kullanılmaktadır.

Thünen modeline ulaşıma uygun akarsular gibi taşıma maliyetini ucuzlatan ve ulaşımı hızlandıran bir takım faktörlerin eklendiğinde bu kuşakların şeklini değiştirdiği bir modifikasyon yapmıştır. Ancak bu durumda dahi kuşakların şekillerinde deformasyon olmasına rağmen esas mantık aynı kalmıştır. Talebin yüksek olduğu alanlarda fiyat yüksek olmaktadır ve bu durum arazi kullanımı etkilemektedir. Ulaşımı kolaylaştıran yeni etmenler yalnızca mükemmel halka şekli bozar ancak zaman ve maliyet bağlamında alanların uzaklıkları ve kullanımları sabittir.

Günümüzde Thünen’in ortaya attığı fikirler pek çok açıdan yeni değerlendirilmeye muhtaç haldedir. Örneğin teknolojik atılımlar sonucu maliyeti düşen ve hızlanan nakliyat işlerine ayrıca bozulmaları önleyen soğutmalı taşıma sistemleri de eklenmiştir. Bu yüzden artık sebze ve süt üretimi hemen şehirlere bitişik olmak zorunda değildir. Nitekim şehirsel durağan bir yapıda da değildir ve zaten bu bostanlık alanlara doğru hızla gelişerek onları yok etmektedir. Orman alanlarına ekonomik olarak bağlılık günümüz şehirlerinde Thünen’in izole devletine kıyasla epey azalmıştır. Örneğin odun yakarak ısınma ve inşaat yapma günümüz şehirlerinin biricik tercihi değildir. Ayrıca günümüzde tek bir pazara sahip izole bir yapı da bulmak zorlu bir iştir. Tüm pazarlar birbirlerine bağlı olduğundan izole devlette üretilenler daha karlı dış bir pazara satılabilir ya da dış bir pazardan daha ucuza mal temin edilebilir.

Ancak saydığımız bu eksiklikler ve zamansal farklılaşmalar Thünen modelinin arazi kullanım pratiklerini anlamamız konusunda sunduğu katkıyı küçültmez. Daha önce bahsedildiği üzere onun modeli arazi kullanımı üzerinde kar maliyetlerin değişimine göre ne gibi değişiklerin yaşandığını anlamak adına yapılmış bir sistemleştirme çalışmasıydı. Sunduğu model farklı farklı kentsel ve kırsal alanda denemelere tabi tutuldu ve yeni modellere ilham oldu.

von_thunen_modeli.png

Thünen Halkalarının Türkiye Üzerinde Bir Denemesi

220px-Johann_Heinrich_von_Thünen_1840_po

Johann Heinrich von Thünen (1783-1850)

KAYNAKLAR

  1. sjsu.edu, (2020). 14 Temmuz 2020 tarihinde https://www.sjsu.edu/faculty/watkins/thunen.htm adresinden alınmıştır.

  2. Aliağaoğlu, A. & Uğur, A. (2016). Şehir Coğrafyası. Ankara: Nobel Akademik Yayıncılık.

  3. Tümertekin, E. & Özgüç, N. (2016). Beşeri Coğrafya. İstanbul: Aktif Yayınları.

  4. Haldon, J. (2017). Bizans Tarih Atlası (Çev: Özdamar, A.). İstanbul: Alfa yayınları.

  5. Tümertekin, E. & Özgüç, N. (2016). Beşeri Coğrafya. İstanbul: Aktif Yayınları.

  6. transportgeography.org, (2020). 14 Temmuz 2020 tarihinde https://transportgeography.org/?page_id=4898

  7. www.gcsnc.com, (2020). 14 Temmuz 2020 tarihinde https://www.gcsnc.com/site/handlers/filedownload.ashx?moduleinstanceid=46351&dataid=55533&FileName=Von-Thunen-model-reading.pdf

  8. thoughtco.com, (2020). 14 Temmuz 2020 tarihinde https://www.thoughtco.com/von-thunen-model-1435806

  9. gaiadergi.com, (2020). 14 Temmuz 2020 tarihinde https://gaiadergi.com/dunden-bugune-istanbul-bostanlari/

NOTLAR

[1] Tarımsal bir alanda karı hesaplamak için R = Y(p-c) – Yfm yani Birim Arazi Başına Kar = Birim Arazi Başına Mahsul * (Birim Mahsulün Fiyatı – Mahsul Başına Üretim Maliyeti) - Birim Arazi Başına Mahsul * Pazara Olan Mesafe * Birim Mahsulü Birim Uzaklık Başına Nakliye Ücreti, formülünü kullanabiliriz.