HİNDİSTAN CUMHURİYETİ

भारत गणराज्य -

Bhārat Gaṇarājya


YÖNETİM BİÇİMİ: CUMHURİYET

800px-Flag_of_India.svg.png
331px-Emblem_of_India.svg.png

Hindistan Cumhuriyeti Arması

Hindistan Cumhuriyeti Milli Marşı

HİNDİSTAN'IN KONUMU

Hindistan; Güney Asya’da, 6-37° kuzey enlemleri ve 68-97° doğu boylamları arasında konumlanmaktadır. Yüzölçümü; 3.287.263 km²’dir (Dünya sıralaması 8), Doğu – Batı uzunluğu 2900 km, Kuzey – Güney genişliği ise 3200 km’dir. Toplam sınırlarının uzunluğu 13888 km’dir; Sınır komşuları ile problem yaşadığından kesin bir sayı söylemek zor olsa da CIA Factbook’a göre; Bangladeş ile 4142, Bhutan ile 659, Burma ile 1468, Çin ile 2659, Nepal ile 1770 ve Pakistan ile 3190 km’lik sınır paylaşmaktadır. Hindistan’ın kıyı uzunluğu 7000 km’dir. Bu Güney Asya ülkesi, Güneybatı ve Güneydoğu kıyılarını kaplayan Hint Okyanusuna ismini vermiştir. Hemen güneyinden de ada ülkesi olan Sri Lanka ile deniz komşusu sayılabilir.

Kaşmir bölgesi nüfusunun büyük bir kısmı Müslüman olan, Hindistan – Pakistan arasında ihtilaflı bir bölgedir (Çin Halk Cumhuriyeti de bölgede kimi kuzey bölgeleri elinde tutmaktadır). Kaşmir; K2 dağına, İndus nehrinin kaynağına ve Müslüman bir halka sahip olduğu için Pakistan açısından önemli bir bölgedir. Ayrıca bölgede üretilen kumaşlar dünya çapında ünlüdür. Bu dağlar ve vadilerden oluşan bölge, 1947’de Britanya Raj[2]’ının dağılmasıyla ortaya çıkan ülkelerden en önemlilerinden olan Pakistan ve Hindistan’ın hak iddia ettiği bir bölge olmuştur. Bölgenin güney kısmı Hindistan, kuzey kısmı ise Pakistan kontrolü altında altındadır.  Bu noktada kısaca Hindistan’da sömürgecilikten arınmasının kronolojik olarak bahsedebiliriz; 1942 yılında Britanya’nın 2. Dünya Savaşı’ndan sonra özerklik verme önerisi, Hint bağımsızlık hareketi tarafından kabul edilmedi. 14 Mart 1946’da Britanya, Hindistan’a bağımsızlık önerisini sundu. 20 Ağustos 1947’de Hindistan ve Pakistan dominyonları, 1948’de ise Sri Lanka dominyonu kuruldu. 1956’da Pakistan İslam Cumhuriyeti İlan edildi[3].

Hindistan kelimesinin etimolojisi şu şekildedir; -stan takısı birleşik adlarda “yer, ülke” anlamı vermektedir. Hindistan kelimesi Arapça ve Farsça Hint ülkesi anlamına gelmektedir. Hint kelimesi Sanskritçe sindhu yani “nehir” (İndus nehrini kastederek) sözcüğünden alıntıdır. M.Ö. 486’da Naksh-i-Rustam’de, “Hidush” olarak adlandırılmıştır (Nişanyan, 2018).

Hindistan Siyasi Haritası

Hindistan Cumhuriyeti Fiziki Haritası

DOĞAL COĞRAFİ ÖZELLİKLERİ

                                                          

Hindistan rölyefi farklılıkları içinde barındırır, Kuzey Hindistan’daki Himalaya dağ sırası Dünya’nın en yükseklerini içinde barındırırken hemen onun güneyindeki Ganj ovası (veya Hindistan Ovası) alçak ve düz bir satha sahiptir. Sulak olmasından kaynaklı Dünya’nın en kalabalık ve yoğun nüfus yerlerinden biridir.  Ayrıca kuzeydoğudan Brahmaputra nehri gelir ki geçtiği Assam bölgesi yoğun yağış alır, burası da yoğun nüfusludur. Ganj Ovası’nın güneyinde Vindiya ve Aravadi dağları gibi diğer dağlar arasında silik kalan bazı yer şekilleri vardır. Güney kısımda ise “V” şeklinde kuzeydoğu ve güneybatı yönlerine uzanan Gatlar bulunur. Bunlar konumuna göre Doğu Gatlar ve Batı Gatlar olmak üzere ikiye ayrılırlar. Gatların arasında ise ünlü Dekkan Platosu yer alır. Batı Hindistan’da ise Pakistan sınırı boyunca uzanan (kuzey kısımlar hariç) Tar Çölü bulunur, Gucerat’da ise çölün ardından bataklıklar başlar.

Saydığımız bu bölgelere göre Hindistan’ı 3 bölüme ayırabiliriz; bunların ilki Himalayaların oluşturduğu kuzey kısımdır, bu kısım ülkenin en yüksek noktası olan 8586 m’lik Kanchenjunga dağını içinde barındırır. II. kısım ise Ganj nehri ve kollarının suladığı dağlardan beslenen Hindistan Ovası. III. kısım ise yaklaşık 700m’lik Dekkan platosu bölgesidir. Hindistan’ın ortalama yükseltisi 160m’dir.

ARAZİ KULLANIMI

Hindistan topraklarının %60,5’i tarım arazisidir, (ekilebilir arazi %52,8 ve kalıcı otlak %3,5) orman arazisi %23,1’dir. Ülkede yetişen başlıca tarım ürünleri; pirinç, buğday, pamuk, jüt, çay, şeker kamışı, mercimek, soğan, patates, süt ürünleri, koyun, keçi, kümes hayvanları ve balıkçılık. Hindistan tarım ve balıkçılık üretiminde Dünya liderlerindendir. Ancak dev nüfusunu beslemek için bu ürünlerin bir kısmını ihraç edemez hatta ithal bile eder. Bu ithal mallarına ekonomi bölümünde görebilirsiniz.

 

HİNDİSTAN’IN İKLİMİ

Hindistan’ın farklı bölgelerinde farklı iklimler görebilse bile ülke tam olarak bir muson ülkesidir. Kurak ve sert geçen kışın ardından yaz ile okyanustan gelen nemli havanın Himalayaları geçememesi ile yağış oluşumu ve havanın ısınmasıyla buzların erimesiyle birlikte ülke su bolluğuna kavuşur, taşkınlar yaşanır. Ancak ovalık bölgeler yıl boyunca nemli ve sıcaktır. Yıllık sıcaklık ortalaması 25-35° arası değişir. Yağış ortalaması ise Assam’da 10.000mm’den, Tar çölünde 254 mm’ye kadar değişebilmektedir. Diğer bir iklim tipi ise Himalayalar’da görülen dağ iklimidir. Burada yıl boyunca yaprak dökmeyen iğne yapraklı ağaçlar bulunur. Oldukça yüksek olan bölge genel olarak oldukça serindir. Yağış ortalaması 508 mm civarındadır.  Hindistan’ın en önemli akarsuları bu bölgeden doğar. Bu bölge olmadan Hindistan’ın iklimi bugünkü durumunda olamazdı. Ülkenin batısı ise yıl boyu sıcak ve kurak olan çöl iklimi altındadır. Bu bölgede Tar çölü bulunur bitki sayısı ve yağış bakımından fakirdir.

Hindistan İklim Haritası

Köppen İlkim Sınıflandırmasına Göre Hindistan Haritası / Kaynak: commons.wikimedia.org

Hindistan_Nüfus_2.jpg

BEŞERİ COĞRAFYA

Hindistan nüfusu 2018 yılı itibariyle 1.354.051.854’tür, bu sayı Dünya nüfusunun yaklaşık %17,74’üne denk gelir ki bu oldukça yüksek bir orandır, bu durum Hindistan’ı en kalabalık 2. ülke konumuna getirmektedir. Ülkenin nüfus yoğunluğu ~455 gibi oldukça yüksek bir sayıdır ancak nüfus bazı bölgelerde “aşırı” yığılmıştır. Nüfusun büyük bir bölümü ülkenin orta kuzey bölümünde özellikle Ganj nehri ovası boyunca (Uttar Pradeş, Bihar ve Batı Bengal en fazla nüfusa sahip bölgelerdendir). Nüfusun dağılışındaki en önemli etmenler arasında; topografik özellikler, ticari faaliyetler, tarım alanların ve sulama kaynaklarının dağılışı vardır. Hindistan’ın 2018 yılında bir önceki yıla göre nüfus artışı ~15.008.773 kişidir. Kadın başına doğum 2,41 olup doğal nüfus artışı hızı oldukça hızlıdır, genç nüfus oranı yüksektir, öyle ki 1955 yılında nüfusu günümüzden epeyce düşük bir şekilde, 409.269.055 kişiydi. Hindistan, Birleşik Krallık ve körfez ülkeleri başta olmak üzere işçi göçü vermektedir (2018 yılında 490,000 kişi) buna rağmen adeta “nüfus patlaması[4]” aşamasını giderek azalan bir tempoda da olsa sürdürmektedir önümüzdeki yıllarda Çin’in nüfusunu aşarak “en kalabalık ülke” unvanını alması tahmin edilmektedir. Hindistan, Dünya’daki en fazla göç veren ülkelerden biridir. Öyle ki Birleşik Krallık, Körfez ülkeleri başta olmak üzere, pek çok ekonomik olarak gelişmiş bölgede Hintliler (Pakistanlılar ve Bangladeşliler dâhil) büyük bir azınlık konumuna gelmiştir. Ayrıca bu göç hareketleri geçmişten beri süregelen hareketler olup en önemlileri belki de Hint Altkıtası’nın kendi içinde yaşanmıştır. Raj’ın parçalara bölünmesi ile (Hindistan, Pakistan, Sri Lanka, Bangladeş, Myanmar) Müslüman çoğunluğu oluşturduğu Pakistan (Bangladeş, Doğu Pakistan’dı) ile Hindu çoğunluğun oluşturduğu Hindistan arasında 17 milyon kişi mübadele ile yer değiştirmiştir. Ayrıca belirtilmelidir ki Güney Asyalılar eski Britanya sömürgelerinde iş gücü oluşturmak üzere dağılmıştı; Singapur, Güney Afrika, Guyana ve bazı ada ülkelerinde önemli miktarda Hintli nüfus bulunmaktadır.  

   

Şehirleşme oranı düşüktür, nüfusun yalnızca yaklaşık % 32.5’i (449,945,237kişi) şehirlerde yaşamaktadır, nüfusun büyüklüğünden dolayı bu düşük orana rağmen 450 milyonluk dev bir kentli nüfusa sahiptir.  Nüfusu 1 milyonu aşan 40, 100 bin ile 1 milyon arası olan 397, 10 bin ile 100 bin arası olan 2500 şehre sahip Hindistan’ın en büyük şehri; “Bombay / Mumbai’dir” nüfusu 12.691.836 kişidir ve ülkenin finans, eğlence ve ticaret merkezidir. Zengin bir geçmişe sahip olan başkent, Yeni Delhi yaklaşık 12 milyonluk nüfusuyla ülkenin en büyük 2. şehridir. Hindistan’ın “silikon vadisi” Bangalore, 5.104.047 kişilik nüfusuyla Hindistan’ın en büyük 3. şehridir. Bengal körfezindeki geçmiş dönemlerde belli bir süre için başkentlik görevini de üstlenmiş önemli liman şehri Kalküta, 4.631.392 kişilik nüfusuyla ülkenin en büyük 4. şehridir. Ülkenin güneyindeki eğitim, kültür ve ekonomik merkez olan Chennai, 4.328.063 kişilik nüfusuyla ülkenin en büyük 5. şehridir. Bu şehirleri Ahmedabad, Hyderabad, Pune, Surat ve Kanpur gibi şehirler takip etmektedir.

Bazı demografik verilere göre Hindistan eyaletlerinin “enleri”.[5] (2014)

  • Doğum oranın en yüksek olduğu eyalet (toplamda) ‰27’yle Uttar Pradeş, (Kırda) ‰28,3’le Uttar Pradeş, (Kentte) ‰23,3’le Uttar Pradeş’tir.

  • Doğum oranın en düşük olduğu eyalet (toplamda) ‰12,9’la Goa, (Kırda) ‰12,5’le Goa, (Kentte) ‰10,8’le Himaçal Pradeş’tir.

  • Ölüm oranın en yüksek olduğu eyalet (toplamda) ‰7,9’la Odişa, (Kırda) ‰8,3’le Çhatisgarh, (Kentte) ‰6,5’le Kerala’dır.

  • Ölüm oranın en düşük olduğu eyalet (toplamda) ‰3,1’le Nagaland, (Kırda) ‰3,3’le Nagaland, (Kentte) ‰2,8’le Nagalan’dır.

  • Yenidoğan ölüm oranın en yüksek olduğu eyalet (toplamda) ‰52’yle Madhva Pradeş, (Kırda) ‰57’yle Madhva Pradeş, (Kentte) ‰37’yle Uttar Pradeş ve Bihar’dır.

  • Yenidoğan ölüm oranın en düşük olduğu eyalet (toplamda) ‰10’la Goa, (Kırda) ‰9’la Goa, (Kentte) ‰8’le Manipur’dur.

Hindistan Program Uygulama ve İstatistik Bakanlığı tahminlerine göre Hindistan nüfusu 2026 yılında 1.399.838 milyona ulaşması beklenmektedir.

Hindistan Cumhuriyeti Nüfus Bilgileri Tablosu

Hindistan_Nüfus_Piramidi.png

Hindistan Cumhuriyeti Nüfus  Piramidi (www.cia.gov dan Türkçeleştirilerek alınmıştır)

Nüfusun Yaş Yapısı (2017)

  • 0-14 yaş: % 27.34 (erkek 186.087.665 / kadın 164.398.204)

  • 15-24 yaş: % 17.9 (erkek 121.879.786 / kadın 107.583.437)

  • 25-54 yaş: % 41.08 (erkek 271.744.709 / kadın 254.834.569)

  • 55-64 yaş: % 7.45 (erkek  47.846.122 / kadın 47.632.532)

  • 65 yaş ve üzeri: % 6.24 (erkek 37.837.801 / kadın  42.091.086)

Nüfusla ilgili Bazı Genel Bilgiler

  • Ortanca yaş ülke genelinde 27.9’dur; kadınlarda 28.6, erkeklerde ise 27.9’dur.

  • Doğumda beklenen yaşam süresi: 68.8; kadınlarda 70.1, erkeklerde ise 67,6 senedir.

  • Doğum oranı: 1000 kişide 19 kişidir.

  • Ölüm oranı: 1000 kişide 7,3 kişidir.

  • Anne ölüm hızı: 100,000 anne başına 174 ölüm

  • Bebek ölüm hızı: 1000 canlı doğum başına 39,1 ölümdür.

  • Doktor yoğunluğu: 1000 kişi başına 0,76 doktor düşmektedir.

  • Hastane yatağı yoğunluğu: 1000 kişi başına 0,7 yatak düşmektedir.

Amit Sengupta Bey tarafından hazırlanmış olan "Demographic Transition in India - 4 Pahases (1901 - 2011) | Hindistan'da Demografik Geçiş - 4 Aşama (1901-2011)" isimli videoya tarafımızca Türkçe alt-yazı eklenmiştir. Videoyla demografik geçiş modelini Hindistan örneği üzerinden örneklendirmek istedik. Yardımları için Amit Sengupta'ya teşekkür ederiz.

Hindistan Nüfusunun Etnik Yapısı

Hindistan multikültürel bir ülkedir ancak tamamına yakını Hint-Avrupa dil ailesine bağlı diller ile Dravadian dilleri, ana dili olan milletlerden oluşan bir nüfusa sahiptir. İndo-Aryan nüfus, ülke nüfusunun yaklaşık %72’sini; Dravadian nüfus ise ülke nüfusunun yaklaşık %25’ini oluşturur. Dravidler / Dravidianlar, Arilerin istilası ile Hint Altkıtası’nın güneyine sürülen halklar grubudur. 20 kadar dili (Tamil, Telugu, Brahul, Malayalam ve Kannada gibi …) içinde barındıran bir dil ailesine sahip olan topluluk, Hindu ve İslam inanışlarına sahip alt topluluklara ayrılmaktadır. Dilleri Sanskritçe’den türemiş İndo-Aryan milletler ülkenin kuzey ve batı eyaletlerinde yoğunlaşmıştır.  Bu iki dil ailesi dışında özellikle ülkenin kuzeydoğusundaki seyrek nüfuslu alanlarda yaşayan, Mon – Khemer ve Tibet – Birman dilleri konuşan milletler de bulunmaktadır ancak İndo-Aryan ve Dravid nüfus haricindeki tüm diğer milletlerin nüfus içindeki oranı %3’ü ancak bulur.

Hindistan’da Yaşayan Topluluklardan Bazıları

  • Bancaralar / Lambadalar / Sugaliler, çoğunlukla Maharaştra, Karnataka ve Andhra Pradeş’te yaşayan, daha çok Hindu inanışına mensup olan halktır.

  • Bhiller, Racastan başta olmak üzere ülkenin kuzeybatı bölümünde yaşayan, daha çok Hindu inanışına mensup Guceratça ve Bhilce konuşan halktır.

  • Bhotialar, Sikkim başta olmak üzere, (Bhutan ve Nepal’de de yaşarlar) ülkenin kuzeydoğusundaki dağlık alanlarda yaşayan, Tibet – Birman dillerinden bir lehçe konuşan halktır. Manevi Şef olarak Dalay Lama’yı tanırlar, dağların güney yamacında taraçalandırma yöntemiyle tarım yaparlar.

  • Bhumicler, Hindistan’ın doğusunda (Batı Bengal ve Orissa) yaşayan ve daha çok Munda dili ile Bengalce konuşan, daha çok Hindu inanışına mensup olan halktır.

  • Bihariler, Bihar bölgesi başta olmak üzere ülkenin kuzeydoğusunda yaşayan, daha çok Müslüman olan ve Hint – Avrupa dillerinden Biharca konuşan halktır.

  • Bincavarlar, Madhya Pradeş’te yaşayan bir topluluktur. Yangınlarla açtıkları alanda tarlaları ekerek ve avcı – toplayacı bir yaşam sürerek geçinirler. Daha çok kendilerine özgü Animist inanışları vardır.  

  • Bodolar, Assam’da yaşayan Tibet – Birman dillerinden bir lehçe konuşan, çiftçi – zanaatkar daha çok Animizmin etkilemiş olduğu Hindu inanışına mensupturlar.

  • Catlar, Kuzeybatı Hindistan’da yaşayan göçebe halktır.

  • Daflalar, Kuzeydoğu Hindistan’da (Arunaçal Pradeş) kabileler halinde yaşayan ve Tibet – Birman dillerinden bir lehçe konuşan halktır.

  • Domlar / Dombalar, Bihar ve Bengal’de yaşayan genelde göçebe ve Hindu inanışına bağlı, toplumca toplumsal kademenin en aşağısında görülen bir halktır.

  • Gadabalar / Gadbalar, Animist ve Hindu inanışlarına sahip ülkenin doğu kısmında dağınık bir biçimde yaşayan ve Munda dillerini konuşan bir topluluktur.

  • Gondlar, Doğu Hindistan’da yaşayan kalabalık bir kabile topluluğudur. Esasen Dravid kökenli olmalarına karşın bir kısmı Hint-Aryan dillerini konuşur. Arilere yenildikleri için ormanlık ve tepelik sahalara çekildikleri sanılır. Pek çoğu Hindu inancına mensup olup bir takım özel inançlara sahiptirler.

  • Haryalar, Orissa ve Bihar’da yaşayan genelde Animist olan ve Munda dili konuşan bir halktır.

  • Khondlar, Orissa’da yaşayan ve Dravid grubundan bir dil olan Kuice konuşan bir halktır.

  • Maratalar / Marathalar, Maharaştra’da yaşayan Hint – Aryan dillerinden Marataca konuşan kalabalık bir Hindistan milletidir. Bölge tarihinde oldukça etkin rol oynamışlardır.

  • Mundalar, Orta ve Doğu Hindistan’da yaşayan ve Munda dili konuşan bir millettir.

  • Porocalar, Andhra Pradeş’te yaşayan Dravid kökenli halktır.

  • Racbanişler, Hindistan, Bangladeş ve Nepal’de yaşayan çoğu Hinduculuğu benimsemiş, Bengal lehçesi konuşan halktır.

  • Racputlar, Sanskritçe “Kralın Oğlu” anlamına gelen bir kelimenin Hintçe biçiminde bir ada sahiptirler. Racputlar 18. yy’den 19. yy’ye kadar siyasi iktidar sürdürdüler. Babür devletinin etkisine girdiler, bu devlette önemli görevlerde bulundular. Babürlerin çöküşünden İngilizlerin gelişine kadar Maratha reislerinin hâkimiyetine girdiler. Hindistan’ın bağımsızlığından sonra Rajput devletleri bir araya gelerek Racasthan eyaletini oluşturdular ve Hindistan birliğine katıldılar. Dini inanışları farklılıklar göstermekle beraber Daha çok Hindu, Müslüman ve Sihler’dir.

  • Tamiller, Hindistan’ın güneyinde ve Seylan adasında yaşayan ve Dravid dillerinden Tamilce konuşan bir halktır. Çoğunluğu Hindu olan halk geçmişteki çatışmalarda Sri Lanka hükümetine karşı Hindistan tarafından destek gördü.

Hindistan’da 850 civarında dil konuşulur ancak resmi dil federal bazda İngilizce ve Hintçe'dir, ayrıca eyaletlerin kendi resmi dilleri de vardır. Üst kısımda verilmiş olan diller ve milletler yalnızca toplamın kısıtlı bir parçasıdır. Bu çeşitlilik ve kalabalık nüfusu yüzünden Hindistan sıkça “Dünya’nın en büyük demokrasisi[6]” olarak adlandırılır.

Hindistan Cumhuriyeti Nüfusunun Dini Yapısı

Hindistan etnik açıdan olduğu gibi dini açıdan da çeşitliliklere sahiptir, Öyle ki Hindistan; Hinduizm, Budizm, Cainizm ve Sihzm’in doğduğu ülkedir. Her ne kadar Raj’ın dağılması ve Birleşik Krallığın hâkimiyetinin ortadan kalkmasıyla birlikle bağımsızlığına kavuşan altkıtanın uluslarının özellikle dini esaslara göre ülkenin parçalanması yaşanmış olsa bile, Hindistan önemli miktarda Müslüman ve az miktarda da olsa Hristiyan, Budist, Animist, Jaynist ve Sih’lere ev sahipliği yapmaya devam etmektedir. Hindu nüfus ülke nüfusunun %79,8’i, Müslüman nüfus ülke nüfusunun %14,2’si, Hristiyan nüfus ülke nüfusunun %2,3’ü, Sih nüfus ülke nüfusunun %1,7’sini oluşturmaktadır.

Hinduizm, kronolojik olarak kalabalık mensuplara sahip en eski inanışlardandır. Bu sebepten dolayı içinden çıktığı animistik inançlara benzemektedir. Özellikle ortaya çıktığı M.Ö. 4000’den bu yana İndus çevresini istila eden her topluluğun inançlarını da beraberinde getirmelerinden dolayı Hinduizm, çeşitliliği ile dikkat çekici bir hale gelmiştir. Hindular, tek yüce bilinçliliğe yani Brahman’a inanırlar. Onlara göre, Brahman’ın özellikleri de üç tanrı halinde gerçekleşir: Brahma, yaratıcı; Vişnu, koruyucu ve Siva, yıkıcı.

Hinduzim, Hristiyanlık ve İslam’dan sonra mensubu en kalabalık 3. dindir lakin Evrensel ya da Küresel denilebilecek bir din olmayan ancak inanç veya yerel inanış olarak nitelendirilen Hinduizm, Hindistan’da 1 milyara yakın kişinin dinidir. Hinduizm, Hindistan dışında Bali (Endonezya), Fiji, Mauritius, Bhutan, Nepal, Surinam’da da yayılmıştır. Bu bölgelerin pek çoğunda Hinduizm’in yaygınlığı esasen Hintlilerin göçleri ile olmuştur.

“Kast Sistemi” Hindu dinin önemli bir özelliğidir. İnsanları doğumundan itibaren belli toplumsal sınıflara yerleştirilir. Bu sınıflara göre ayrım yapmak Hindistan Anayasasına göre yasak olsa bile günümüzde Kast bilinci yerini korumaktadır.

Kast Sınıfları: Brahmanlar, en üst düzey kast sınıfıdır; Hindu rahipleridir. Bir alt sınıf Brahmanları koruyan asiller ve savaşçılar kastı olan Kşatriya’dır. Kşatriyalar’ın bir alt kastı, tüccarların ve büyük toprak sahiplerinin kastı olan Vaisya’dır. En alt kast sınıfıysa el emeği ile çalışan çiftçiler ve zanaatkârlar sınıfı olan Sudra kastıdır. Kast dışı yaşayan ve dokunulmazlar olarak bilinen topluluk Hindu törenlerine katılamaz ve en kötü yoksulluk şartlarında yaşarlar.

HİNDİSTAN EKONOMİSİ

Hindistan bağımsızlığını kazandıktan sonra sömürge yapılarını kendi için kullanmaya başlayarak hızlı bir gelişim sürecine girdi. Bu hızlı ekonomik gelişime rağmen Hindistan halkı genel olarak fakir kaldı ve bazıları günümüzde hala yeterince iyi beslememektedir. Bu durumun sebebi ekonomik büyümenin nüfus artışı karşısında eriyip gitmesinden kaynaklanmaktadır.

Hindistan, günümüzde önemli bir sanayi gücü bulunsa bile tarım ülkesi olmaya devam etmektedir. Ancak bu tarım ülkesi büyük problemlerle boğuşmuştur ve boğuşmaya devam etmektedir. Bu problemlerden ilki beslemek zorunda olduğu dev nüfustur. Kuşkusuz yakın zamanda en kalabalık ülke olması beklenen Hindistan için nüfusunun besinini sağlamak zor bir iştir. Bu zor işi daha da zorlaştıran en büyük unsurlardan diğerleri uzun zamandan beri yaşanan verimsiz işleyiş, planlı olmayan bir yapı, toprak sahiplerinin büyük bir kısmının az toprağa sahip olması ve çoğu çiftçi ailenin topraksız olmasıdır. Uzun zamandan beri devlet tarımı verimli bir hale getirmeye çalışmaktadır. Bunun için kimi toprak reformlarının yanında “yeşil devrimi” başlatarak önemli atılımlar yapmıştır. Bu Üçüncü Tarım Devrimi, küresel gıda talebini karşılamak için laboratuvarlarda üretilen daha verimli, dayanıklı ve hızlı yetişen ürünler elde edilmesi ve bunlara ek olarak makineleşmeyle birlikte yüksek verim elde edilmeye başlanması olarak kısaca özetlenebilir. Bu kapsamda Endonezya’dan pirinç,  Meksika’dan buğday tohumları getirilmiş ve çok yüksek verim elde edilmiştir. Ancak büyük yapısal problem sürmeye devam etmektedir. Hindistan’ın verimli tarım alanlarında pirinç, şeker kamışı, çay, susam, mercimek, yerfıstığı, nohut, soğan, mısır, keten, portakal, patates, baharat ve pamuk yetiştirilmektedir. Hindistan bu ürünlerin pek çoğunda Dünya çapında önde gelen üreticilerdendir. Hayvan varlığı açısından çok zengin bir ülke olan Hindistan, Hinduizm inancından kaynaklı olarak büyükbaş hayvanlardan yeterince yararlanamamaktadır ancak hayvanların gücünden ve sütünden yararlanılır. Bu durum halkın büyük bir bölümünün yeterince protein almaması ve nüfusun çeşitli hastalıklara açık bir hal almasına neden olmuştur. Ayrıca Müslüman ve Hindu nüfus arasında İneklerin kesilmesinden kaynaklı olarak çeşitli kavgalara ve olaylara neden olmaktadır.

Hindistan’da; dokuma, demir-çelik ve makine sanayi gelişmiştir. Bu sanayi üretiminin yapıldığı tesisler daha yakın zamana kadar sömürge dönemi geçmişini yansıtıyordu. Bombay ve Kalküta merkezi iki sanayi kutbunu oluşturmuştu. Son yıllarda bu merkezlerin iç bölgelere doğru genişlemesi ve yeni sanayi bölgelerinin (Pakistan sınırı ve güney bölgeleri) doğması çalışmaları sayesinde değişikler yaşanmıştır.

Hindistan yeraltı kaynakları bakımından oldukça zengin bir ülkedir. Dünya demir rezervlerinin %25’ine, mika rezervlerinin %80’ine sahip ülke ayrıca zengin manganez krom, kurşun, kömür, altın, gümüş, bakır ve boksit kaynaklarına sahiptir.

Ekonomik Bazı Veriler

  • GYSİH: 9.459 Trilyon Dolar (2017)

  • GYSİH (Kişi Başına Düşen): 7,200 Dolar (2017)

  • İşsizlik: %8,8

  • Ekonomik büyüme: %6,7

  • Yoksulluk altında nüfus: %21,9

  • Enflasyon oranı: %3,6

İhracat Ortakları

ABD %15.6, BAE %7.7, Hong Kong %4,9, Çin Halk Cumhuriyeti %4,3

Toplam: 299,3 milyar dolar.

 

T.C. Dış İşleri Bakanlığına Göre, Başlıca İhraç Ürünlerimiz: Altın, gümüş, adi metaller, metal ve bakır cevherleridir. Ayrıca “Türk firmalarının ülkede yüklendiği müteahhitlik projeleri toplamı halihazırda yaklaşık 430 milyon Dolar civarındadır. Son dönemde, Türk firmalarınca üstlenilen projeler arasında Lucknow metro inşaatı, Mumbai metro inşaatı, Jammu Keşmir eyaletinde bir demiryolu tünel inşaatı ve çeşitli konut projeleri betonarme işleri bulunmaktadır”.

İthalat Ortakları

Çin Halk Cumhuriyeti %16,3, ABD %5,5, BAE %5,2, Suudi Arabistan %4,8, İsveç %4,7

Toplam: 426,8 milyar dolar

 

T.C. Dış İşleri Bakanlığına Göre, Başlıca İthal Ürünlerimiz: Sentetik filament iplikleri, karayolu taşıtları için aksam, parça ve aksesuarlar, sentetik organik boyayıcı maddeler, fluoresanlı aydınlatma maddeleri, propilen ve diğer olefinlerin polimerleri, sentetik devamsız lifden iplik, pamuk, traktörlerdir.

Sektörel Dağılım

Hindistan’da, çalışanların sektörel dağılımı incelendiğinde geri kalmış bir ekonomi göze çarpmaktadır. Tarımda çalışanların oranı %47 gibi yüksek bir orandır. Sanayi sektöründe bu sayı %22, hizmet sektöründe çalışanların oranı ise yalnızca %31’dir. Ancak GSYİH – menşei itibariyle sektörel dağılıma bakıldığında farklılıklar görülür; sanayinin payı %23, Hizmet sektörü %61,5, tarım ise oransal bakımdan %15,4’e gerilemiştir. Toplam işgücü yaklaşık 521,9 milyondur, ülkede çocuk işçi çalıştırılması gibi problemler bulunmaktadır.

ÜRETİM

Hindistan’da üretimi yapılan başlıca ürünler: tekstil, kimyasal maddeler, gıda işleme, çelik, nakliye ekipmanları, çimento, madencilik, petrol, makine, yazılım, ilaç; pirinç, buğday, yağlı tohum, pamuk, jüt, çay, şeker kamışı, mercimek, soğan, patates; süt ürünleri, koyun, keçi, kümes hayvanları; balık gibi hizmetler ve ürünleridir.

İLETİŞİM VE ULAŞIM

Sömürge döneminden iyi bir demiryolu altyapısına sahip olan ülke bağımsızlığından sonra kendi inşa ettiği yolları da ekleyerek 68 bin km’yi bulan bir varlığa kavuşmuştur. Hindistan demiryolları sanayi ve kitlesel ulaşım açısından karayollarının gerisinde kalsa bile halen önemini korumaktadır. Öyle ki günde 13 milyon kişinin taşındığı hatlar Dünya çapında en yaygın kullanılanlardandır.

  • 100 kişi başına düşen telefon sayısı: 88’dir.

  • İnternet kullanıcıları toplam nüfusun %29,5’ini oluşturmaktadır.

  • Havalimanı sayısı: 346 (93’ü asfaltsız pistli)

  • Demiryollarının uzunluğu: 68,525 km. (Dünya dördüncüsü)

Yazar(lar)

  • Yusuf Mert Üstün

 

Editör(ler)

  • Muhammet Alan

 

Bu yazıyı kaynak göstermek için;

 

KAYNAKLAR

  1. Atasoy, E. (2003). Kıtalar ve Ülkeler Coğrafyası. Bursa: Ezgi Kitabevi.

  2. Özey, R. (2012). Asya Coğrafyası. İstanbul: Aktif Yayınları.

  3. Roberts, J. M. (2015). Avrupa Tarihi. İstanbul: İnkılap Yayınları.

  4. Bradshaw, M., White, G., Elizabeth, C. & Dymond, J. (2005). Contemporary World Regional Geography. New YorkMcGraw Hill.

  5. Milliyet. (1993-1994). Thema Larousse, Tematik Ansiklopedi II.

  6. Aydın Kitaplar. (1991). Nemo Larousse.

  7. Tümertekin, E. & Özgüç, N. (2016). Beşeri Coğrafya. İstanbul: Aktif Yayınları.

  8. worldpopulationreview.com, (2018). 10 Mayıs 2018 tarihinde http://worldpopulationreview.com, adresinden edinilmiştir.

  9. nisanyansozluk.com, (2018). 10 Mayıs 2018 tarihinde http://www.nisanyansozluk.com, adresinden edinilmiştir.

  10. ancient.eu, (2018). 15 Mayıs 2018 tarihinde www.ancient.eu, adresinden edinilmiştir.

  11. worldometers.info, (2018). 14 Mayıs 2018 tarihinde http://www.worldometers.info, adresinden edinilmiştir.

  12. mfa.gov, (2018). 12 Mayıs 2018 tarihinde http://www.mfa.gov.tr, adresinden edinilmiştir.

  13. wikimedia.org, (2018). 18 Mayıs 2018 tarihinde commons.wikimedia.org, adresinden edinilmiştir.

  14. cia.gov, (2018). 16 Mayıs 2018 tarihinde https://www.cia.gov/library/publications/the-world-factbook/geos/ch.html, adresinden edinilmiştir.

Notlar

 

  1. 1949 yılında resmen kabul edilen Hindistan bayrağı; Mavi renkteki Aşoka tekerleğinin (Ashoka Chakra) merkezde olduğu, üç renkli bir bayraktır. Renklerden beyaz barışı ve bu barışla bir araya gelen Müslüman (Yeşil) ve Hinduları (Turuncu) simgeler.

  2. Hindistan’da 1947’ye kadar süre Britanya yönetimi. / İngiliz Hindistanı.

  3. Kronoloji, J.M. Roberts’in Avrupa Tarihi adlı eserinden sadeleştirerek alınmıştır.

  4. Nüfus Patlaması: Herhangi bir ülkede, doğum oranının fazlalığı, sağlık koşullarında yaşanan iyileşmelerle ölüm oranlarının azalmasından dolayı nüfusun oldukça hızla bir şekilde artmasıdır. Demografik geçiş modelindeki “II. Evreye” karşılık gelmektedir.

  5. Birlik toprakları değerlendirilmemiştir. 

  6. Hindistan’ın Dünya’nın en büyük demokrasisi olarak tanımlanmasına bir örnek: https://www.bbc.com/news/world-south-asia-12557384