Image by matthew Feeney

Neden En Uzun Nehri Bilmiyoruz?

Yazar: Yusuf Mert ÜSTÜN

Editör: Muhammet ALAN

Yayımlanma Tarihi: 28.11.2021

Anahtar Kelimeler

# Dünya'nın en uzun nehri

# Nil nehri

# Amazon

Dünya'nın en uzun nehri hangisidir?

“Dünya’nın en uzun nehri hangisidir?” gibi sorular bir coğrafyacı olmama rağmen beni oldukça geriyor. Burada problem benim bu sorunun cevabını bilmiyor oluşum değil, sorunun bilimsel olarak cevaplanmasının imkânsız oluşudur. Çünkü coğrafya bilimi her ne kadar kulağa ilginç gelse de yeryüzü üzerindeki en uzun nehrin hangisi olduğunu tespit edecek bir yapıda değildir. Bu yüzden böyle basit ve oldukça sıradan bir soruya verilecek cevapların hepsi yanlış olacaktır.

Bu noktada yazdıklarımın manasız olduğunu düşünerek, internete girmek veya ansiklopedi karıştırmak suretiyle hızlıca sonuca ulaşabileceğinizi düşünebilirsiniz. Ben de bu noktada bize yol gösterecek rastgele kaynakları listelemeyi uygun buldum. Örneğin Prof. Dr. Ramazan Özey, 2012 basımlı “Doğal Bölgeler Coğrafyası” adlı kitabının 134’üncü sayfasında, Mississippi nehrinin 6730 km ile yeryüzündeki en uzun nehir olduğunu yazarken, başka bir kaynak olan MEMO Larausse ansiklopedisinde Amazon 7000 km ile en uzun akarsu olarak belirtilmiştir. Amerika Birleşik Devletleri’nin saygın coğrafya kurumu olan USGS’e göre ise 6650 km ile Nil nehrinin en uzun nehir olduğunu belirtmiştir. Türkçe Wikipedi 6992 km ile Amazon nehrinin en uzun nehir olduğunu ileri sürerken, Guinness Rekorlar Kitabı 6695 km’lik Nil nehrinin en uzun nehir olduğunu iddia etmiştir. National Geographic’te John Roach tarafından 2007’de yayınlanan bir yazıda ise Brezilyalı bilim insanlarının Amazon nehrinin en uzun nehir olduğu hakkındaki iddialarından bahsetmiştir.

Kaynaklar çok daha uzatılabilir. Ancak hemen hemen bütün kaynaklar farklı sayılar ve farklı isimler (Nil, Mississippi veya Nil) vermektedir. Kimi kaynaklar ise bu durumun farkına vararak kimi şerhler düşmüşlerdir. Örneğin Amerikan Milli Parklar Servisi’ne göre “Bazıları, Missouri ve Ohio Nehirlerinin uzunluğunu Mississippi'nin ana koluna ekleyerek, dünyanın en uzun nehir sistemi olarak tanımlar.” Bu cümledeki “bazıları” kelimesi oldukça önemlidir. Zira resmi bir devlet kurumu bile bu iddiada bulunurken şerh düşmeyi tercih etmiştir. Britannica’da benzer bir şekilde kolların eklendiği takdirde Mississippi'nin en uzun 4’üncü nehir olduğunu belirtmiştir.

Peki çeşitli bilim insanları ve kurumlar neden dünya üzerindeki en uzun nehrin hangisi olduğunu bulmak gibi basit bir konuda farklı sonuçlara ulaşmıştır? Yoksa uygarlığımızın ürettiği bilim düşündüğümüzden çok daha geri mi kalmış durumda? Cevap özünde HAYIR. Ancak bu duruma neden olan başlıca durumları belirtmekte fayda var.

Öncelikle bir nehrin uzunluğu sorulduğunda neyi kastettiğimize açıklık getirelim. Eğer kaynak noktasıyla Ağız noktası arasındaki kuş uçumu uzaklık hesaba katılacaksa hızlıca sonuca ulaşılabilir.

(ı) Khobistsqali Nehri ve (II) Gökırmak

Yukarıda görülen örnekte I ve II numaralı şekillerin uzunluklarının hemen hemen aynı olduğu görülebiliyor. Peki bu kabul edilebilir bir sonuç mu? Pek çoğumuz için oldukça manasız bir sonuç çünkü II numaralı nehir çok daha kıvrımlı, bu yüzden I numaralı nehirden aslında çok daha uzun. Daha manalı bir sonuca ulaşmak için izlenen yolu kuş uçumu mesafeye tercih etmek gerektiği sonucuna ulaşabiliriz. Ancak burada yeni bir problem ortaya çıkıyor. Bir akarsuyun ağzı veya kaynağı nerededir?

(ı) Volga Nehri ve (II) Don Nehri Ağızları

Bin yıllarca kaynağı merak edilen yüzlerce kâşifi kendine çeken, esrarengiz, çölün ortasında bereketli topraklar oluşturan ve bir medeniyetin doğuşunu mümkün kılan Nil nehri. Kaynağının neresi olduğu konusunda 2021 yılında bile tartışmalara neden oluyor.

Nil deltasından başlayarak kaynağa doğru ilerleyelim. Öncelikle Nil deltasından nehrin ikiye (Mavi ve Beyaz Nil) bölündüğü noktaya kadar 2800 km’lik bir mesafe vardır. Bu noktada kaynağa olan yolculuğumuzda Nil sularının %90’ının geldiği Mavi Nil yerine daha uzun olan Beyaz Nil’i seçtiğimizi varsayarsak Victoria gölüne ulaşırız. Bu noktada her şey netleşmiş gözüküyor. Nil kaynağını Victoria’dan alıyor. Ancak gölün nehirle buluştuğu nokta mı kaynak kabul edilmeli yoksa gölün ortası mı ya da gölün en uzak kıyısı mı? Açıkçası tercihimiz yine nesnelden çok, öznel olacaktır. Ancak henüz kaynağa ulaşmış olmayabiliriz. Bazıları Victoria’nın Nil’in kaynağı olduğu ancak göle kaynaklık eden nehirlerin de Nil nehrinin bir parçası olduğunu ileri sürmektedir. Bu noktada da Kagera nehrini Nil’in başlangıcı olarak kabul edebiliriz. Artık sonuca ulaştığımızı düşünebilirsiniz, ancak yanılıyorsunuz. Çünkü Nil’İn bir kolu olan Beyaz Nil’in kaynağını aldığı Victoria gölüne dökülen Kagera nehrinin de Nuvyironza adlı bir kolu var. Bu noktadan sonra akarsuyu takip etmek oldukça zor bir hal alıyor. Ancak toplam 6853 km’lik bir mesafe izlediğimiz söylenebilir. Ama bu seyahat öznel tercihler üstüne gelişti ve herkes tarafından kabul edilmek zorunda değil.

Afrika Hidrografik 2.png

Yukarı da gördüğünüz örneklerde çeşitli akarsuların ağız kısımları yer almaktadır. Genellikle pek çok parçaya bölünen bu akarsuların hangi kolunun denize kavuştuğu nokta ağız kabul edilmelidir? Açıkçası uygun bir bilimsel cevap vermek oldukça zor. En uzun olan kol mu, en geniş olan mı ya da en çok su taşıyan mı seçilmelidir. Hangisi seçilirse seçilsin muhtemelen öznel bir tercih olacaktır.

Afrika Hidrografya Haritası

Mississippi nehrini ele alacak olursak durum daha da farklı bir hal alıyor. Öncelikle hangi noktayı ağız kabul ederseniz edin Mississippi nehrinin bir kolu olan Missouri, Mississippi nehrinden uzun oluyor. Bunun sebebi doğudan gelen Avrupalı kaşiflerin nehrin daha uzun kolunu keşfetmeden Mississippi’ye adını vermeleridir. Nehrin daha uzun olan Missouri kolu ilerleyen dönemde keşfedildiğinde, Mississippi denen nehrin isminde değişiklik yapılmadı. Bu yüzden nehrin kolu nehrin kendisinden uzun bir hal aldı ki bu oldukça sıra dışı bir durum.

Benzer durumları Amazon için de yazmak pekala mümkün ancak tekrara düşmemek adına daha fazla uzatmayacağım.

 

Bir akarsuyun uzunluğunu belirlemede bir sonraki problemimiz ise akarsuların kendisidir. Aşağıdaki görselde de görülebileceği üzere akarsular sürekli hareket ve değişim halindedir. Bu yüzden uzunları sürekli değişebilir. Bu yüzden sürekli gözlem yapılmalı ve sayılar güncellenmelidir.

Nehir Yatağının Zamanla Değişimi

Bir nehrin ne kadar su taşıdığı, genişliği, rejimi vb. özelliklerini tespit edebilirken uzunluk konusunda bu kadar zorlanmamızda “Dünya’nın en uzun nehri hangisidir?” gibi sorulan coğrafya biliminin temel yapısına uymayan sorular olduğu gerçeği yatmaktadır. Coğrafya mekanı anlamaya yönelikliktir. Ve doğal mekanlar çoğu zaman bizim istediğimiz kesin sınırları vermezler. Doğanın kimi noktalarında fluluk bulunmaktadır. Bu fluluk doğanın kendisinden değil, bizim onu anlama şeklimizden ileri gelmektedir. Biz doğada kesin başlangıç ve bitiş noktaları görmek isteriz ve onlar çoğu zaman orada bulunmaktadır. Bu yüzden biz bazı noktaları nirengi kabul edip anlam yükleriz. Ancak bu anlam nehir uzunluklarında olduğu gibi öznel olabilir ve kişiden kişiye değişebilir. Tabi bu durum Meriç nehrinin Nil’den veya Amazon’dan uzun olduğunu iddia edebileceğimiz anlamına gelmiyor. Fluluk o boyutlar da değil.